Background Image
Table of Contents Table of Contents
Previous Page  7 / 12 Next Page
Basic version Information
Show Menu
Previous Page 7 / 12 Next Page
Page Background

Gelecek&Trendler

l

Ocak 2016

7

olan Samsung (13,4 milyar dolarlık

AR-GE harcamasıyla en inovasyoncu

şirketler arasında üçüncü) ve Intel (10,6

milyar dolarlık AR-GE harcamasıyla en

inovasyoncu şirketler arasında 13’üncü)

gelmişti. Buna karşın dünyanın en

inovasyoncu şirketi olan Apple ise AR-

GE’ye sadece 6,04 milyar dolar harcamıştı.

Araştırma ve geliştirmeye yapılan

yüksek miktarlı harcamalardan her

zaman inovasyonda beceriklilik anlamı

çıkarılmamalıdır. Her ne kadar geleneksel

AR-GE çalışması önemli olsa da alışılmadık

fikirler için fonlama da çok kritik bir

faktör olarak karşımıza çıkıyor. Boston

Danışmanlık Grubu’nun (BCG) Almanya

ve Avusturya CEO’su Carsten Kratz da bu

önermeye katılıyor. “Mevcut iş modellerini

geliştirmek günümüzde yeterli olmuyor.

Bilakis bir sektörde lider şirketler arasında

yer alabilmek için sizin aynı zamanda

bozucu bir yönü olan inovasyonlara da

ihtiyacınız vardır” diyor.

Bozucu inovasyonlar mevcut iş

modellerini, ürünleri ve süreçleri

tepetaklak eder. Silikon Vadisi’ndeki

şirketlerin bu gibi inovasyonlarda farklı

türden bir uyanıklığa sahip oldukları

anlaşılıyor. Ancak bu California tarzı

istikrar ve güç sadece inovasyoncu

fikirlerden değil aynı zamanda risk

sermayedarlarından da kaynaklanıyor.

Eleştirmenlere göre Almanya’da sorun

inovasyoncuların işe başlama sermayesi

bulmalarında değil, çok daha önemli olan

onu sürdürme sermayesi bulamamalarında

yatıyor. The New Yorker’ın 2015

Mayıs’ında dikkat çektiği üzere Silikon

Vadisi’ndeki risk sermayedarları ise

tam aksine çılgın fikirleri başarılı bir

yazılımcılar grubuna dönüştürmekte çok

başarılı. Bu gerçek, hepsi de risk sermayesi

almış Apple, Microsoft, Starbucks, Home

Depot, Whole Foods Market ve JetBlue

gibi şirketlerin başarılarıyla ispatlanmış

durumda. The New Yorker ayrıca Silikon

Vadisi’ndeki risk sermayedarlarının

gerçek bir inovasyonun belirli bir şablon

izlemediğini çok iyi bildiklerini de

belirtiyor. Gelecek daima beklendiğinden

farklı olur. Her ne kadar çok sayıda insan

bir zamanlar geleceğin inovasyonunun

uçan arabalar olacağına inanıyorduysa da

bizim elimizde şu anda akıllı telefonlar ve

internet var. Bu gibi gelişmeleri önceden

kim tahmin edebilmişti ki?

Gitta Rohling

Buket Yaman

/

buket.yaman@siemens.com